16 Mart 2009 Pazartesi

Bayburt var mı? Empirik Bir Araştırma


Beni böylesi bir araştırmaya iten neden açıkcası benim bu Bayburt denen şehrin gerçekte varolduğundan şüphe duymam. Hipotezime göre birileri bizim böyle bir yerin olduğuna inanmamızı istiyor. Oraya gitmeyi zaten geçiyorum çünkü ne ben, ne herhangi bir akrabam ne de bizim bi arkadaş oraya gitmiş değil şimdiye kadar, duymadım yani. İlin internet sitesindeki (www.bayburt.gov.tr) ulaşım linkine tıklıyorum çalışmıyor. As Bayburt Turizm denen şirketi arıyorum defalarca, açan yok. Şüphelerim gittikçe artıyor, düpedüz işgilleniyorum: Ya birileri bizim oraya gitmemizi istemiyor ya da ortada ters bi şeyler var. Diyorum o zaman madem keyfen oralara giden birisi yok etrafta, memleketin en ırak köşelerinden millet nasıl haberdar oluyor? Askerlikle. Etrafıma bakıyorum doğru. Babam Eleşkirt'te, Dayım Adıyaman'da, Amcam Batman'da yapmış askerliği. Genleri geliştiren, yaşlanmayı yavaşlatan süpersonik bir ilaç bulunup insan hayatı dört yüz yıla çıksa hayatta gidilmeyecek yerlerde gece iki dört arası nöbet tutturuyor TSK, tutmazsan fitil formunda getiriyor kaçarı yok. İşbu metodumun konuya uygulanabilirliğinden emin olduktan sonra sormaya başladım önüme gelen herkese kendisinin ya da herhangi bir tanıdığının Bayburt'ta askerlik yapıp yapmadığını: Negatif. Memleketin her köşesinden adamın toplandığı bir buçuk yıl boyunca hayattaki neredeyse herşey hakkında konuşan bu insanlardan hiç birisi bırak Bayburtlu olmayı oradan haberdar bile değildi. Alt komşu Kadri amca misal... Adamın askerliği askerlik değil gezelim görelim programı... Siirt'in Pervari ilçesinde zivzik narı yemiş, oturmaya kalmadan Bingöl Solhan'da Yüzenadaya gitmiş. O derece yani. O bile görmemiş Bayburtlu.

Dedim o zaman farklı bir metod kullanmak lazım. Kişisel tecrübeye dayalı askerlik metodu araştırma soruma cevap bulmamda yardımcı olmuyor zira. Aklıma bu sefer gelen plaka numaraları oldu. Öyle değil mi sevgili arkadaşlar, ne kadar ırak da olsa her şehrin o bi şekilde plakası vardır. Açtım google'ı, arattım: 69. Sayının karakterine kapılıp seviyeyi düşürecek espriler yapmadan eleştirel aklın metodları ile bunu başka kaynaklardan doğrulamak istedim. Öyle ya, internet denen nane de insan ürünü. Bayburt'un varlığına inanmamızı isteyenler tarafından yönetiliyor olabililir pek tabii ki de. Ne ben ne de etrafımdaki kimse Bayburt plakalı bir araç görmemişti ömrü hayatında. Bu nedenle kalktım konu hakkındaki bilgisinden şüphe duymadığım tek kişiye, babama. TRT'deki yarışma programına katılan bi arkadaşı bile aramıştı babamı ben lisedeyken Yozgat'ın plakasını sormak için. Babam da patlatmıştı 66'yı çakmak gözlerini kırpıştırmadan. Babamın gözümdeki kahramanlık seviyesi ne olursa olsun bilgisini yeniden sınamam gerekiyordu. Gazete okurken yanına gidip girizgahtan, hoşbeşten sonra annem çay koyarken arada Bitlis'i sordum önce. Dedi 13. Yanımdaki listeden kontrol ettim, doğru. İşi bir üst seviyeye getirip isim değişikliği yaşayan Kahramanmaraş'ı sordum sonra.(K'ye göre mi M'ye göre mi durumu misal benim kafamı çok karıştırmaktaydı) Adam saniye duraklamadı arkadaş, koydu 46'yı. Artık konu hakkındaki bilgisinin önünde saygıyla eğilmeye hazırlanırken 'peki Bayburt?' dedim. 'Bayburt mu?' dedi. Soruya soruyla cevap verildiğinde ortada bi terslik olduğunu anladım ama renk vermeden başımı onaylarcasına salladım. 'Bilmiyorum' dedi. Hayır babamı tanımasam dicem tamam savuşturmak istiyor, sıkıldı tabi adam ben ‘O ne? Bu ne?’ diye başının etini yiyince. Ama söz konusu kişi babam ve sorgulanan şey plaka bilgisi olunca 'bilmiyorum' cevabı durumun vehametini gösteriyordu.

Şüphelerim en yüksek seviyesine varmıştı ve fakat elimde son bir kriter vardı sorgulanacak. Bilindiği üzere her ilin bi meşhur yiyeceği vardır. Misal bursa'nın şeftalisi, Çorum'un leblebisi, Siirt'in fıstığı, vs. söz konusu yerlerin hiçbirine gitmese de insan bilir, yer (sever sevmez orası kişiye kalmış) bu meşhur şeyleri. İnternetten arattığım üzere bu “sözde” ilin sitesinde bu konuda herhangi bir bilgi yoktu. Bu bile düşüncemi güçlendirmeye yetiyordu ama ben yine de deney grubuma dönerek bu soruyu sordum “Bayburt'un nesi ünlüdür?” diye. Cevap babamınkiyle aynıydı: 'Bilmiyorum'.

İşte bu tamamen empirik, bilimsel metodlara dayanarak ulaştığım sonuc şudur ki Bayburt diye bir yer bulunmamaktadır. Yok efendim "Michael Jackson'dan Hugo Chavez'e dünyadaki herkese üç basamakta ulaşabilirsin" iddiaları havalarda dolaşırken ben daha Bayburt'a bi dolu basamakta ulaşamamaktaydım. Birinci elden hiç bir kaynak ulaşmamıştır tarafıma bu konuda. Varsa yoksa internetteki fotoğraflar, devletin atadığı vali fotoğrafları vs. unutulmamalıdır ki Abd'nin aya ayak bastığı dahi sorgulanmaktadır günümüzde ve koca koca nasa yetkilileri yüzlerce bilimsel kanıta rağmen (aydaki krater izleri, sıcaklık sorunu, bayrağın dalgalanması vs.) çıkıp evde bile yapılabilecek el kadar bi video görüntüsüyle bizi yemeye çalışmaktadırlar. Bu nedenle söylenene, gösterilene inanmaktansa Bayburt konusunda daha yetkin bilimsel çalışmalar yapılması gerekmektedir. Ha neden istesin o birileri bizim bayburt'a inanmamızı? İşleri güçleri yok mu bu birilerinin? Dedik ya daha yetkin, bilimsel ve cesur çalışmalar bunu ortaya koymalıdır.

34 yorum:

Oğuz Alyanak dedi ki...

Okurlarımızdan bir Bayburtlu çıkıp da tezini çürütecek mi bakalım. Gerçekten ilginç bir tespit.

Hırs ettim Google da arattım, Bayburt Üniversitesi'ni buldum. Sitesine girdim (http://www.bayburt.edu.tr/index.html), fakat o da ne, bilgi edinme ikonuna tıkladığımız zaman yeni bir sayfaya yölendirilmiyoruz. Diğer linkler ise güzel güzel çalışıyor.

Ayrıca B.Ü'nün (Bayburt Üniversitesi) anasayfasındaki iki fotoğrafın da Bayburt'ta çekildiğinden ve Bayburtluları gösterdiğinden şüpheliyim.

SE7IN dedi ki...

şu güzel ortamı bozmak istemem ama müsadenizle "oha!" demek istiyorum sayın seyirciler. bugüne kadar şu bloga yazılmış en ilginç, en yaratıcı yazı ilan ettim şu saniye bu paragrafları. hakikaten bayburt nerede?

ben de meraklıyım ya, azıcık da ben kurcaladım:
* bir kere valiliğin sitesinin semih cumhuriyeti'nin sitesinden tek farkı sevilen mp3ler linkinin olmayışı.
* bayburt ilinin en büyük websitesi olan bayburt69'da durum daha da vahim. banner olarak "tıkla arkadaş bul" sitelerine link vermişler. haberlerde desen çanakkale'den tekirdağ'a yurdun bilimum cennet köşeleriyle ilgili haberler var ama bayburt'a dair kelime yok.
* belediye'nin sitesinde "canlı izle" diye bir link var, heyecanla tıkladım, halil'in tezini çürüteyim diye ama firefox "Açmak istediğiniz site çalışıyor görünmesine rağmen tarayıcı bu siteyle bağlantı kurmayı başaramadı." diye uyardı beni. bu arada bu canlı izle linki tam olarak "aramızdan ayrılanlar" linkinin altında (evet korktum biraz açıkçası)
* vikipedi'de valinin adı musa küçükkurt yazıyor ama başka yerlerde kerem al yazmışlar. bir de tarih coğrafya vs detayları var ki aklım durdu. oğuz türkleri nüfusun %60'ıyken, kıpçak türkleri %30'uymuş.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bayburt_(il)
* kültür bakanlığı'nın sitesinde de rafting fotoğrafları falan var ama doğruluğundan emin değilim.
* milli eğitim bakanlığı'nın sitesinde
Toplam Ziyaretçi Sayısı
248009
Aktif Ziyaretçi
2
kutucuğu var. söyleyin benimle aynı anda siteye giren hanginizsiniz?
* ve bayburt rehberi... nereye tıklasam üye olman lazım dedi, hiçbir şey öğrenemedim.

sonuç: bayburt, 5 sezondur ağzımızdan salyalar akıtarak, "neresi oğlum burası 4 8 15 16 23 42 koordinatları mıymış?" falan diyerek kafaları kırdığımız lost dizisinin çekildiği yerdir. son bölümde bu sır açıklanacak, lost'ta türk olması senaryoları da hakikate erecektir.

llorona dedi ki...

hakkaten yazıklar olsun, ben de bilmiyordum, ama zaten iller konusunda hiçbir zaman iyi olmadım. ama bayburt, dogum yerim olan erzurumun komşusuymuş, daha da bi küfrettim kendime :S
bu konuyu ben de babama danışıp size geri döneceğim :) (allah babalarımızı başımızdan eksik etmesin :'( )
bu arada çok güldüm, yazı çok güzel olmuş..

llorona dedi ki...

babamdan aldığım bilgilere göre; pek ünlü Aydın Doğan ve Bedrettin Dalan Bayburtluymuş efenim. Burası coğrafi olarak vadi olduğu için öyle ünlü bilinmiş tarım ürünleri veren bir yer değilmiş. Erzurumda ne varsa orda da o vardır dedi. Ayrıca sonradan vilayet olduğu için plakasının bilinmemesi de doğalmış. Son ve en önemli not; burada en önemli iş hafriyatçılıkmış (kazıcılık), bu yüzden büyükşehirlerdeki hafriyatçıların çoğu Bayburtluymuş. Aydınlanan bünyelere selam ederim ;)

aytugs dedi ki...

Ellerine sağlık, Halilcim. Ancak ben de şöyle bir tespit yapmak isterim: Bazı yerlere gitsen ve hatta orada yaşasan da var olduğuna inanmayabiliyorsun. Misal, Bielefeld-Almanya. Köln'le Hannover arasında, atlas diyor 300.000, ben derim 30-35, bir şehir(cik). Doğu Vestfalya'nın metropolü rumuzlu bir yer. Ben gittim, dört ay yaşadım, ancak şu an ben bile inanmıyorum öyle bir yerin varlığına.

Yani bazı yerler, galiba sadece orada doğanlar için var...

Aaa, Bayburt'un olduğu bir yer buldum. Siyaset bilimi dersleri... Hani bu ilin nüfusu düşük ama her ile en az 1-2 mebus zorunluluğu var, o yüzden 1 Bayburtlu 5 İstanbullu geyiği vardı, Zafer Üskül yaptıydı diye hatırlıyorum... İşte sanırım Bayburt bunun için var...

Ama Bielefeld'in sanırım böyle bir özelliği bile yok...

Halil dedi ki...

konuya bi nebze de olsa açıklık getirme emeğine katlanmış olan babaya müteşekkir olmakla birlikte hala sözü geçen argümanların hipotez karşısında ikna edici olmadıklarını düşünüyorum. Bi kere 'sonradan il olduğundan plakası bilinmemesi doğal' iddiası en hafifinden komik: Yalova'ya ne dicez o zaman?? Bir diğer sonradan il olmuş yer... "Kim öper Yalova kaymakamını" gibi dillere pelesenk olmuş bir deyişle varlığını toplum nezdinde ispat etmiştir, plakası da bilindiği üzere 77dir. "Senin yaptığını Çorumlu yapmaz!" var mesela... Var mıdır bunlara benzer "Adamdaki ense de Bayburt vadisi mübarek!" falan gibi bi deyiş? Tın...

Hele Aydın Doğan-Bedrettin Dalan ikilisine yaslanan görüş ise gavurların deyimiyle "hilarious" gerçekten! Adamları bi kere o memlekette gören var mı? 50 yaşlarından sonra İstanbul'da piyasaya çıkmış şişman, puro içen insanlar kendileri.. Sicilya'lıyız deseler daha inandırıcı olur kanımca!

kerem dedi ki...

kral yazı... çok kral..

SE7IN dedi ki...

aydın doğan'la ilgili küçük bir not: bu adam kendisini bayburtlu değil gümüşhaneli olarak tanıtmaktadır. hatta gidip gümüşhane'ye üniversite yaptırmıştır, bayburt'a değil. bayburt'un eskiden gümüşhane'nin bir ilçesi olduğu doğrudur ama sözde orada doğmuş bir adam bile oralı olduğunu kabul etmiyorsa bilemiyorum bu bayburt'un varlığının ne derece kanıtı olabilir?

iREM dedi ki...

Aziz Nesin hikayesi gibi olmus ama gitmeksek de gormesekte Bayburt var. Asagida Bayburt'u mitik bir yer olmaktan cikarabilecek bir kac haber var. Ayrica 90'larda Turk pop muzigini yakindan takip etmis biri olarak Ercan Saatci'nin nedense Bayburtlu oldugu yer etmis bellegimde. Kendisinden hareketle epey yararli bilgiye ulastim.

http://www.tumgazeteler.com/haberleri/bayburt/

http://www.bayburt.net/index.php?inc=ercan

llorona dedi ki...

Aslından babam bir de "İspirlinin ölüsü, Bayburtlu'nun dirisini ..." diye pek uygunsuz bi fıkradan da bahsetmişti; ama burada yazmak hoş olmaz diye yazmadım. Hala da yazmıyorum.

Alper Yağcı dedi ki...

:))))))

Bayburt'un balı da meşhurdur arkadaşlar. Bu, koyu kıvamlı, reçine veya ham çam sakızını andırır acı-tatlı, keskin kokulu bir baldır ki Of havalisinde ikram olunmuştu bana. Ha sorarsanız sen Bayburt'a gidip de orada gördün mü bu balı, veya bu balın varlığı Bayburt'un varlığına dair sana ampirik bilgi sundu mu, teorik olarak hayır.

Belki de Bayburt bölgede kullanılan simgesel bir kült, bir soyut kavramdır. Kaf dağı gibi, Maçin gibi. Kaf dağıyla da ilgili meşhur hikayeler var (mesela Kaf dağının elması ve kuşları meşhurdur) ama bu Kaf dağının varlığını ispatlamaz.

Alper Yağcı dedi ki...

Bir de Bayburtlu Zihni'yi unutmamak lazım. Tabi yukarıdaki yorumda yazılanlar bunun için de geçerli. Birtakım insanlar Zihni'ye Bayburtluluk yakıştırmış..

SE7IN dedi ki...

zihni kim?

llorona dedi ki...

Bayburtlu Zihni bir halk ozanıdır.

llorona dedi ki...

Bu arada Facebook'ta Bayburtlular veya Bayburt diye tarattığınızda da bir sürü kişi çıkıyor karşımıza..

osman dedi ki...

blog çok güzel olmuş, ellerinize sağlık
şu an kyotoda can sıkıntısı içinde ilk olarak bu keyifli bayburt komplo teorisini okumak beni çok mutlu etti
derim ki bir haftasonu bayburt gezisi düzenleyip yerinde inceleme yapalım
bende birkaç büyüteç falan da olacak karış karış ararız anadoluyu...

oscarthegremlin dedi ki...

ben yeni gelebildim blog'a, halil'in yazısını da yeni gorebildim/okuyabildim..

oncelikle yazı pek başarılı/keyifli kaleme alınmış, okurken de kah guldum, kah eglendim ancak uzulerek belirtmeliyim ki bayburt yazıldıgı ve yorumlandıgı kadar mistik bir yer değil.

öğrendiğim kadarıyla dedem 90ların basında erzincan, bayburt, gumushane, rize, trabzon, erzurum ve tekrar erzincan rotalı bir ring sefer duzenlemiş kendince (ama niye duzenlemiş sormadım, gerci merak ettim simdi, birazdan onu da ogrenirim) yalnız o zamanlar bayburt bi il degil, gumushane'nin bir ilcesiymis. Yukarıda bahsedilen aydın dogan ozelindeki gumushane - bayburt çatışmasının sebebi de bayburtun yeni il olma durumu sanırsam.

ayrıca eksisozlukte bayburtla ilgili tam 56 (!) tane entry var, hatta bu entryler arasında orada yaşamış, yaşamakta olan insanların entryleri de var. belki onlara mesaj yollayıp bayburt konusunda daha detaylı bilgi edinebiliriz.

son olarak gamze ozcelik bayburtluymus..

SE7IN dedi ki...

su forumunun bittiği belli oluyor yahu! :)

Adsız dedi ki...

BUNU YAZAN KISIYE ONCELIKLE TESEKKUR EDERIM CUNKU BAYA GULDUM ELESTIRILER VE SACMALIKLARLA DOLU
1- BU ADAM HIC BAYBURTLUYA RASTLAMADIM DIYO BU ADAM NERDE YASIYO ONU ARASTIRMAK LAZIM ONCELIKLE SUNU SOYLIYIM KI KAYITLARA GORE BAYBURT DISINDA YASAYAN 1 MILYON BAYBURTLU VAR SUDA BIR EK BILGI OLSUN KI SADECE ISTANBULDA 200 TANE DOKTOR VAR
2- BAYBURTU HIC TANIMIYORSAN VE DUYMAMISSAN BU SENIN CAHILLIGIN CUNKU SAIR ZIHNI VE DEDE KORKUT BAYBURT LU
3-BAYBURTU GERCEKTEN
ARASTIRMADIGIN BELLI TARIHINDE BAYA ZAYIF BEN SANA YARDIMCI OLAYIM BAYBURT BIR ARA TARIHINDE SANCAK BEYLIGI YAPMIS BI IL
4- BAYBURTUN NEYI MESHUR DEMISSIN BEN CVP VEREYIM KADINLARIN BASINA ALDIGI İHRAMI YEMEKLERI HALK OYUNLARI HA HALK OYUNLARI DEMISKEN BAYBURT TURKIYE GENELINDE HALK OYUNLARINDA 1. OLAN BIR IL
BAYBURTU GERCEKTEN ARASTIRMAK VE BU YAZIYI YAZMAK ICIN ANLASILAN DAHA COK GORUP GECIRMEN LAZIM

Alper Yağcı dedi ki...

Sevgili Adsız,

Şöyle düzeltelim istersen: Bayburt bir ara, tarihinde, bir sancak imiş, böylece Bayburt beyi bir sancak beyi olurmuş.

Güzel dilimiz adına bir düzeltmedir bu, bilginin içeriğine kefil olmaya vakıf değilim.

Adsız dedi ki...

gardaşim saçma sapan birşeyler yazmızsın ama sevyenin ne olduğu keza ortada ha o kadar da merak ediyorsan adresini ver tüm masraflarını karşılayıp seni güzel memleketim BAYBURT'A götüreyim

canbaba dedi ki...

gardaşim saçma sapan birşeyler yazmızsın ama sevyenin ne olduğu keza ortada ha o kadar da merak ediyorsan adresini ver tüm masraflarını karşılayıp seni güzel memleketim BAYBURT'A götüreyim

Adsız dedi ki...

Bayburt'la ilgili güya sebep yokken merak edip, bu vesileyle uğruna araştırma yaptığını ve sonuçta ortaya çıkardığı teziyle çok başarılı bir iş yaptığını sanan Halil adlı vatandaşa ve şakşakçılarına bir şeyler söylemek istiyorum.

Bayburt'u internet denen yeni, geniş ve kolay dünyadan bulamamayı edep sınırları çerçevesinde tarif edemem... Geçelim bunu

Liseyi bitirmiş (dikkat sadece lise)değil Halil denen vatandaş keza onun gibi binlercesi Bayburt'u tanımamışsa, okumamışsa ve hatta hiç duymadım diyorsa kusura bakmasınlar hepsinin bilgi kapasitesi 5 yaşındaki çocuğun dünyasına rahatlıkla sığabilir.

Ben Bayburt'la ilgili bir bilgi vermeyeceğim fakat Bayburt'u duymayanlara başka bir şey söyleyeceğim...

Bir genç düşünün bilmediği konu üzerine sayfalar yazsın... Yazmak bir yana karaladığı sayfanın içinde hiç bir şey olmasın.!

Alper Yağcı dedi ki...

Arkadaşlar,

Haldun Taner'in "Ayışığında Çalışkur" öyküsünü okumuş, öykünün başına gelenleri duymuş olanınız var mı?

Memlekete ironi ithalatı mı yapmak lazım? Yoksa Türk mühendisler yüzde yüz yerli sermaye ile bunu dahilde üretebilirler mi? Sonra bakanlık nezdinde lobisini yapsak AKP bunu okullarda bedava dağıtır mı? Ne diyorsunuz?

Evet hikayeyi okumuş olan varsa kendini belli etsin, biraz bilgilendirsin kamuoyunu. Yoksa üşenmem ben yaparım bunu, uzun yazarım, hepiniz uzun uzun okumak zorunda kalırsınız, ona göre!

Ne kadar uzun yazabileciğime dair fikir vermek üzere mesajıma konuyla alakasız bir fıkrayla devam etmek isterim: Nasreddin Hoca'nın bohçası kaybolur. Hoca etrafa haber salar: "Bohçamı bulun yoksa ben yapacağımı bilirim". Kasabayı (ki Bayburt olsun isterdim ama Akşehir'dir) bir telaş sarar, hoca bu, ne yapacağı belli olmaz ya. Bulup getirirler, bir de sorarlar: "Hocam, bulamasak ne yapacaktın?" El-cevap:"Eski kilimi bozup bohça yapacaktım".

Demek ki ey kari, Lao-Tse'nin dediği gibi:
Sanmayın ki dünyada nedensiz şey vardır.
Ey insanoğlu, her şeyin bir nedeni vardır!

Halil dedi ki...

nicedir ailevi koşuşturmalar sebebiyle elimi ayağımı toparlayıp şöyle keyifle blog'a uğrayamıyorum diye dertlenirken bu düşüncelerimin ne kadar beyhude olduğunu şu an farkettim... onca eli yüzü düzgün, tartışmaya açık ve hatta davet eden yazı varken olacak iş mi bu?

neyse, memlekette (ne bileyim bir salgın hastalık ya da savaş sonucu)gidecek yer kalmayıp yek başına bayburt kalırsa yukarıdaki "güzel memleket" bayburt'a yapılan daveti değerlendirmeye hep birlikte alalım derim ben.

ps: bu arada bu kadar muhabbeti ettirildikten sonra da askerliği bayburt'ta yapmazsak iyidir (üstü kapalı olarak varlığını kabul etmek oldu bu da ama neyse artık...).

Adsız dedi ki...

İki türlü cahil vardır;

Birincisi konu cahili,
İkincisi kişi cahili.

Kişi cahili olanlar; hakkında bir şeyler yazıp çizdiği kişiden nasıl bir etki yada tepki göreceğini bilemeyeceği için genelde cümleleri seviyeli ve "ama" sözcüğü üzerine kurarlar.

Konu cahili olanlar; üzerine bir şeyler yazdığı konuda alanı geniş ve atışı serbest olduğu için habire sallama yaparlar.

Bayburt üzerine yazan arkadaş acaba hangi sınıfa giriyor?

SE7IN dedi ki...

Bayburt üzerine yazan arkadaşı çok uzun senelerdir tanırım. Kendisiyle olan dostluğumuzu bir kenara bırakırsak olabildiğince objektif bir gözle bakıldığında Halil genel olarak "cahil" diyebileceğimiz kitlenin çok uzağında bir yerde durduğu için ne konu cahili ne de kişi cahili kategorisine konması uygundur. Bu sebeple benden bir önceki yorumun sonunda bizlere iletilen soru sorulduğu anda kadük olmuştur.

"Melali bilmeyen nesle aşina değilim" demiş ya Ahmet Haşim, çağımızda bu sözün "İroniyi anlamayan nesle aşina değilim"e dönüştüğünü sağır sultan duysa da Bayburt civarlarından bir kısım Anonim zat duymamış belli ki.

Halil'in en son yorumunda söylediği bir şeye ben de katılıyorum yalnız. Hakikaten bu blogu açıp bakınca karşılarına çıkan sayfalarca yazıyı bir kenara bırakıp bütün dikkatini bu yazıya yönelten ve bizlere Bayburt'un var olduğunu kanıtlamaya çalışan okuyucularımızın olması bana çok ciddi üzüntü verdi. Keşke bu okuyucularımız örneğin İsrail'in mimariyi savaş stratejisi olarak kullanıyor olması ya da Türk tarihindeki süreklilik kavramı üzerine yorumlarıyla aramıza katılsalardı. O zaman biz de Bayburt'u sadece ihramıyla ve halk oyunlarıyla hatırlamak zorunda kalmazdık belki.

Adsız dedi ki...

Anonim zat diye dikkat çektiğin konuda; tavsiyeni neden uzun seneler tanıdığına sunmuyorsun?

Anlaşılması için sanırım bu defa fazla cümle kurmam gerekiyor.

Öncelikle ifade edeyim ki, hiç objektif bakamamışsın... Halil rumuzlu arkadaşı "cahil" diyebileceğin kitlenin çok uzağında görmek ya da öyle tanımlama hakkına sahip değilim. Konu ya da kişi cahili tabirlerini bu bağlamda değerlendirebiliyorsan sanırım bir kez daha düşünmen gerekiyor... Geçelim burayı.

"Melali bilmeyen nesle aşina değilim" diyen Ahmet Haşim'in o "can sıkıntısı"nı nasıl oluyor da "ironi" ile bağladın? Galiba burada haklısın... Evet ben böyle ters bir mübalağa hiç duymamıştım.

Gelelim şu güzel memleket Bayburt'a. İronik yani kelime anlamı, alaylı üslupla bilmediği, görmediği konuda ne yazık ki izine rastlamak için atlattığı badireleri anlatırken dolaylı değil doğrudan doğruya hiciv yani taşlama yapıyorsa, bırak sevgili kardeşim biz de cevap verelim... Bu seni üzmesin.

Halil arkadaşımızın kendisi (sana göre) ironi yaptığını sanıyorsa eğer o zaman ben başka bir soru soracağım. (bazen sorularda olmasa hayat çekilmiyor bee..)

Attığı taştan haberi yok, acaba yediği taştan haberi var mı?

Faruk Nafiz KILIÇALAN dedi ki...

http://diyaribayburt.bloğspot.com
bakmanızı, tıklamanızı rica ediyorum. orada gerekli referansları bulacaksınız.. ironi ye ironi.. buyurun hadi..

Adsız dedi ki...

Güzel çalışma olmuş biraderim Bayburt'lu olmasam ben bile şüpheye düşerdim harbiden var mı diye? O derece başarılı bir yazıya küçük bir dip not eklemek gerekir sanırım. Bayburt'a gitmenin en ızdıraplı yolu otobüs yolculuğudur çünkü 16 saat sürer ve otobüsten indiğinde bir kaç gün bünyeye göre bir kaç hafta kendine gelemezsin o yüzden bu yolu seçerek giden birisi olarak diyorum şehri gözlerimle görene kadar ilk yolculuğumda bende septik ataklar geçirdim ama şehri gözlerimle görmüş bulunmaktayım harbiden de var arkadaş böyle bir şehir. Bayburt'a diğer arkadaş gibi davet etmeyeceğim belli ki pek hareketli birisi değilsin ama oturduğun yerden yaptığın bilimsel araştırmaya bir kaç katkım olsun hemde sen oturduğun yerde kalmış olursun " http://www.bayburtvakfi.org.tr/ " siteden faydalanacağınızı umarım ve bu konuyu açıp gerçekten Bayburt'tan haberi olmayanları haberdar ettiğin için teşekkür ederim kolay gele.

Adsız dedi ki...

Saka gibi ua! Yepkilere cok guldum... Herkese bira mizah dergisi okumayi salik veriyorum bir bayburtlu olarak

sümeyra dedi ki...

ya hakikaten amma güldüm ben bu yazıya gerçekten sayın sevgili yazar bilmiyor musun bayburtu sana söyleyeyim o zaman güzel Türkiyemin en masum en temiz insanlarının olduğu ve ülkesini çok seven Türkiyenin en fakir ili gösterilmekle beraber istatistiklerde aslında olanıyla yetinen ve isyan etmeyen milliyetçi ve vatanperver evlatların yurdudur.bukadar yazıyı ironilerler dolduracağına bir bayburt derneğine gitseydin kardeşim seni seve seve memleketimize götürür ve insanlığın kitabının yazıldığı yeri görürdün saygılar hürmetler

llorona dedi ki...

Dünkü haberlerden Bayburt'ta gençliği "kininin davacısı" olarak yetiştirmek isteyen bir belediye başkanı olduğunu da öğrenmiş olduk. http://bianet.org/bianet/azinliklar/136371-belediye-baskani-da-kininin-davacisi-genclik-istiyor?from=bulten

Adsız dedi ki...

Sayın llorona Aydın Doğan Gümüşhaneli,Bedrettin Dalan Babası Bayburtlu Türkmen(zaten bayburtun %80 Türkmen diğer %20 Çepni Türküdür) annesi Zaza'dır.Gamze Özçelik,Ercan Saatçi,Berhan Şimşek,Orhan Hakalmaz da Bayburtludur.Ve Bayburt deyince akla ilk yaprak döneri gelir.Türkiye de 1.000.000 üzerinde bayburtlu vardır.İş imkanı olmadığı için şuan nüfusu 80.000'dir.Çünkü her seçim de Bayburtlunun kapısını aşındıranlar seçimden sonra herhangi bir yatırım vs. yapmaktan kaçarlar.İnsanların Bayburt hakkında hiç birşey bilmemelerine şaşırmıyorum çünkü Ermeniler tarafını çok zulme uğramıştır ve Has Anadolu insanıdırlar.